Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Bilgisayar Oyunları Spor mu?

  1. #1

    Yeni Üye
    Üyelik tarihi:
    Sep 2021
    Yaş:
    34
    Adınız:
    Adınız
    Nereden:
    Balıkesir 10
    Araç Markası:
    Markası
    Mesajlar:
    10
    Beğen
    0
    0 Konusuna 0 Beğeni Almış

    Bilgisayar Oyunları Spor mu?

    Çocukluğuma ait hatırladığım en eski oyun anılarım beni 2-3 yaşlarıma götürür, geneli biraz bulanık da olsa bu dönemde çok net hatırladığım birkaç şey var. Tek katlı ve sobalı bir evdeydik ve bir gün annem evde değilken kendi başıma sobaya odun atmak istemiş, odunu atmayı başardımsa da sağ kolumun arkasını sobaya yapıştırmıştım. Bugün hâlâ sağ dirseğimin arkasında, beyaz tenime tezat bir esmerlik, bir yanık izi vardır ve dikkatli bakıldığında görülür. Büyüyünce öğrendiğime göre, o dönem imdadıma geleneksel halk tıbbı yetişmiş ve yaşlı bir kadın yanığa yumurta yağı sürülmesini söylemiş. Annem ve babam yumurta sarısını, gözden çıkardıkları bir tavada kömür olana, yağı çıkana dek pişirmişler. Ortaya çıkan yağ oldukça inceymiş (babama göre makine yağından bile ince). İşte bu yağ kolumun iyileşmesini ve büyük bir iz kalmasını engellemiş. Aynı dönemde babam akşamları erken yatmamızı ister, bunu yaparsak karşılığını alacağımızı ima ederdi. Tabii ben de inanırdım ve inanmakta haklıydım da, sabahları uyanınca yastığımın altında güzel, kırmızı bir elma olurdu. Ancak bir sabah ya da gece yarısı, uyurken uyandım ve babamı yastığımın altına koyacağı elmalarla başucumda yakaladım, yakalanan her iyi niyetli baba gibi gülmüştü ve o günden sonra bir daha yastığımın altına elma koymadı ama bana bu tatlı anıyı vermiş oldu ve bunu her hatırladığımda o elmaların eşsiz bir lezzeti olduğunu duyumsuyorum, hayatımda yediğim en güzel elmalar onlardı.

    Babam, vakti elverdiği kadar, çocuklarıyla oyun oynamayı, onları mutlu etmeyi seven bir adamdı. Bugün bizler kazık kadar olduğumuz için bakıyorum da akrabaların, misafirlerin hatta yabancıların küçük çocuklarına karşı da aynı ölçüde cömert. Babam biz küçükken, bize kendi küçüklüğünde oynadığı el oyunlarını öğretmişti. Örneğin elleriyle yüzünü ve gözlerini kapatan babamın ellerine her iki elimizin de aynı parmaklarıyla vurur, o da akabinde yüzünü açıp hangi parmakla vurduğumuzu tahmin etmeye çalışırdı. Bunun gibi oyunların yanı sıra ilk zekâ oyunlarını da babamdan öğrenmiştik. Abime ve bana erken yaşta öğrettiği satrançtan da önce, daha biz minicikken, tam da bahsettiğim yastık altına elma koyulan evde, “Kuş” ya da “Guş” dediğimiz bir oyun öğretmişti bize. Babamla sobanın yanıbaşında oynamaya doyamadığımız bir oyundu kuş, bu oyunu özel taşlarla değil kuru fasulyelerle oynardık. Yıllar sonra bile aile içinde oynamaya devam ettiğimiz bir oyun olmuştu o da. Bugün aynı oyunu “Mangala” adı ve “Türk zekâ ve strateji oyunu” sloganıyla yeniden pazarlıyorlar, güzel bir gelişme tabii ama bu yeniden pazarlamayı yapan ekibin basına yaptığı açıklamalardaki “herkes unutmuştu, biz bulup çıkardık” türünden sözleri beni rahatsız etmişti. Unutanlar kendileriydi, biz bu oyunu zaten yıllardır oynuyoruz. Herhâlde böyle dediklerinde daha etkili olacaklarını düşünmüş olmalılar ama, gerek yoktu…

    Ben daha ilkokul ikideyken de atariler girmişti hayatımıza ve oyun dünyamıza, gerçi buna rağmen biz hâlâ sokakta oynayan nesildik. Ortaokul son, liseye başladığım dönemde de masaüstü bilgisayarlar girdi oyun dünyamıza ve bizi biraz dışarıdan kopardı ama çok değil. O dönem ortaokulu kırıp internet kafelerde Ultima Online için SNN sunucularında sanal karakterler yarattım. Sonra evimize bilgisayar gelmesi ve Gameshow gibi harika dergiler aracılığıyla bilgisayar oyunlarına da biraz sardık tabii. Bu dergileri bayiden değil, zaten sürekli kitap aldığımız sahaflardan alırdık, bu sayede çok daha ucuz olurdu tabii ama birkaç ay geriden takip ederdik oyun dünyasını… Sonra koptuk oyunlardan ve askerden sonra içine düştüğüm boşlukta birkaç ay süren oyun düşkünlüğümü saymazsanız bilgisayar oyunları devri benim için kapanmıştı. Kırk yılda bir Elder Scrolls serisini veya Fallout’u oynarım ya da bazen bunalıp canım sıkıldığımda küçük Flash oyunlarında bir iki saat oyalanırım. Son yıllarda toplasanız oyun oynadığım günler yılda bir ayı geçmez.

    İşte bu durumdayken, geçen gün, yaşı benden hayli küçük olan ev arkadaşımın oynadığı bir oyunu seyrettim, adı League of Legends. O arkadaş bana şöyle güzel oyun, böyle güzel oyun derken vakit geçirmek için bir kaydolayım dedim. Dememle birlikte final sınavları dönemimdeki dört günlük boşluğun tamamını bu oyunla doldurmaya başladım. Zevk alıyordum, muhakkak, hatta rahatlıkla söyleyebiliriz ki kısa süreli bir bağımlılık durumu bile oluştu. Bu bende bile oluşuyorsa gençleri ve çocukları düşünemiyorum bile. Elbette bu benim için üstesinden gelmemin bile gerekmediği geçici bir bağımlılık, ama onlar için pek öyle değil gibi, oynayanların oyun içi yazışmalardaki hırsa, oyuna verdikleri öneme bakarak bu düşünceye vardım. Sonra bu oyunu araştırmaya başladım, bu oyun Riot Games adlı bir şirket tarafından çıkartılıyor ve sıkı durun, dünyanın en fazla çevrimiçi oyuncuya sahip oyunu. Geçen gün Çin’de düzenledikleri All Star 2013 adlı turnuvaya bakın, beş kişilik takımlardan oluşan yarışmacıları izlemek isteyen binlerce kişi toplanmış, bir futbol maçı seyreder gibi tezahürat ediyorlar. Bu maçlar aynı zamanda internetten canlı olarak yayınlanıyor, bu arada söylemeyi unuttum, elbette iki tane sunucu-yorumcu da var. İnternetteki canlı yayın maçlarını izleyenlerin sayısı milyonlarla ifade ediliyor ve sırf Türkiye’den 250 bini aşkın kişi bu canlı yayın maçlarını seyrediyor. Bu sayılar muazzam.

    2020 Olimpiyat Oyunları’nda bilgisayar oyunları
    Oyun ve spor iç içedir aslında; her oyunda spordan bir parça, her sporda da oyundan bir parça olur. Satranç, halat çekme, bovling, bilardo gibi bazı oyunlar da spor olarak resmen tanınmış durumdadır. Elektronik sporların bir spor branşı olarak resmen ve de halkça kabul edilmesi için çalışan pek çok insan ve bunların girişimleri var. 2011 yılında Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu’nun (TÜDOF) kurulduğunu biliyordum ancak taleplerinin sınırları konusunda bir merakım olmamıştı (Güncelleme: TÜDOF birkaç yıllık kısa bir maceradan sonra lisanslı sporcu eksikliği gerekçesiyle lağvedilerek Gelişmekte Olan Sporlar Federasyonu’na alınıp eritildi). Riot Games’i incelerken taleplerinin yüksekliğini de görmüş oldum. Bir kere söyleyelim ki, en çok oyuncuya sahip oyunun şirketi olan Riot, elektronik spor dedikleri bilgisayar oyunları mücadelesinde bu oyunların spor kabul edilmesini çoktan geçmiş durumda, o zaten cepte diyorlar. Haklılar da, birçok ülkede böyle bir resmî kabul ve federasyonlaşma durumu gerçekleşmiş durumda. Bu da demek oluyor ki resmî olarak devletimiz elektronik oyunları ve bunları oynayan “sporcuları” destekliyor.

    Riot’un hedefi ise daha büyük ve şu an için fazlasıyla havada kalacak türden bir istek. Riot gibi şirketler bilgisayar oyunlarının Olimpiyat Oyunları’na alınmasını istiyor ve hatta yakın sayılacak 2020 yılında bu branşın yer almasını istiyorlar. Olimpiyat işlerinden yeterince anlayan biri olarak söyleyebilirim ki, bu ihtimal bizim 2020 Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapma ihtimalimizden bile daha düşük (yani bence imkânsız). Elbette gelecekte yönetici kadrosu ve dünya dinamikleri değişince 2032’de falan işler değişebilir. Ancak mevcut durumda ve 2020 tahminleri içerisinde elektronik oyunlara olimpiyatlarda yer yok. Peki, bu gerçeği Riot gibi firmalar bilmiyor mu? Bana kalırsa milyon dolarlık bu firmalar da bu işlerden anlayan birilerine danışmışlarsa bu gerçeğin farkındadırlar ama yine de ısrarlarının daha güçlü olması için erken bir tarih seçerek, ellerini kuvvetlendirmek, biz bunu şu şu zamandan beri, falanca tarihler için bile istemiştik demek istiyorlar. Ardında milyonlarca genç olsa da elektronik oyunlar bir spor olarak henüz emekleme aşamasında ve olimpiyatlarda onlara yer olmadığını söyleyebilirim.

  2. #2

    Yeni Üye
    Üyelik tarihi:
    Apr 2022
    Yaş:
    34
    Adınız:
    Adınız:
    Nereden:
    Antalya 07
    Araç Markası:
    Adınız:
    Mesajlar:
    8
    Beğen
    0
    0 Konusuna 0 Beğeni Almış
    Merhaba. Bu çok zor bir soru. Bunun yerine, kişisel olarak sizin için ne olduğunu anlamak gerekir. Çünkü farklı yönlerden evet ve diğer yönlerden hayır cevabını bulabilirsiniz. Çok tartışmalı. Ancak birçok hizmet https://betwinnertr.org/ oyunları sporun ayrı bir bölümüne koyuyor. Yani bilmiyorum, birçok insan bunu evet sanıyor.

  3. #3

    Yeni Üye
    Üyelik tarihi:
    Oct 2022
    Yaş:
    35
    Adınız:
    Brendan
    Nereden:
    Bingöl 12
    Araç Markası:
    ford
    Mesajlar:
    1
    Beğen
    0
    0 Konusuna 0 Beğeni Almış
    Arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine çevrimiçi casino https://bahegeltr.link/ oynamaya karar verdim, kumarhaneyi beğendim, çok hızlı, geniş bir slot yelpazesi buldum ve hatta ekstra para kazandım, çok memnun oldum
    Konu brendan87 tarafından (12-10-2022 Saat 17:10 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •